27 Temmuz 2010 Salı

Kilis Gezisi & 30 Haziran-05 Temmuz 2010

Kilis Genel Kolaj

KİLİS'LİYİZ, ACI DA TATLI DA BİZİM İŞİMİZ :)
Öncelikle itiraf ediyorum, bu sözü Kadıköy'de bir dükkanın tabelasında okudum ilk kez. Orijinali ise; "Antep'liyiz, acı da tatlı da bizim işimiz" idi. Ama ben eşimin memleketi olan Kilis'e göre değiştirdim, çok uzak değiller nasıl olsa :)
Kilis'e ilk kez gittim, eşimin kuzeninin düğünü vesile oldu.
Aslında gitmeden önce aklımda çok farklı bir gezi vardı, isterseniz önce planlarımı anlatmakla başlayayım, sonra da evdeki hesabın nasıl çarşıya uymadığını :(
Öncelikli planım; hem Kilis’i hem de Antep’i bir tam gün ayırarak baştan sona gezmek, kendi bücür fotoğraf makinem ile bol bol fotoğraf çekmekti.
Sonra bir tam gün; “nerede ne yenir” turu yapmak istiyordum, kendimi sizler için feda edip! gerekirse aynı gün içinde üç dört yer dolaşıp birçok lezzetin tadına bakmak ve yine fotoğraflamak.
Bir gün olmasa bile birkaç saat hanımlarla birlikte mutfağa girmek, onları yemek yaparken izlemek ve öğrenebildiğim kadar yöresel yemek tarifi ve püf noktaları kapmak.
Geceleri; bağ evinde yemek sonrası hamakta dinlenmek, tembellik etmek ve bıkana kadar okey oynamak :)
Bunlar hayallerimdi ve pek çoğu hayal olarak kaldı, çünkü daha biz gitmeden geçireceğimiz her gün, her saat, tatil köylerini aratmayacak derecede hassasiyetle programlanmıştı bile :)
Ne yapacağımız, nereye gideceğimiz, hangi gün, her öğünde, ne yiyeceğimiz belli idi hatta inanmayacaksınız belki ama tüm yiyecekler hazırlanıp, derin donduruculara yerleştirilmişti bile…
Sonraki günlerde her öğünde, sofrada en az elli altmış kişi olduğunu görünce, önceden hazırlanmanın ne kadar mantıklı olduğuna karar verdim :)

İlk gün; uçaktan iner inmez ve neredeyse sıfır uyku ile başladık maratona.
Mükellef kahvaltı, kahve keyfi ve gelin hamamı! İşte o hamam keyfi; benim bir yıllık stresimi, tüm negatif elektriğimi aldı götürdü, hücrelerime kadar dinlendim o birkaç saatte yedim, içtim ve göbek attım :) adı üstünde gelin hamamı!
Hemen her gün bir “günün esprisi” vardı, sürekli anlatıp güldüğümüz… O günün esprisi hamam sahibi hanımın benim olduğum kurnaya gelerek, musluğu kapatması ve “kapatalım da su bitmesin” demesi idi :) düşünün bendeki su keyfini :)
Gelin hamamı sonrası, meyan şerbeti, İskender ziyafeti ve ölümüne katmer yeme ile devam etti.
Sonra pasajlar gezildi, alışveriş yapıldı, -bu arada gün boyunca eşimi görmedim, nerede bilmiyorum- :)
Akşam bağ’a gidildi ve içli köfte ziyafeti çekildi.
Arkasından oyun havaları başladı ve ben o gün anladım ki burada düğün beş gün beş gece sürecek! :)

İkinci gün; kına gecesi telaşımız vardı. Gündüz eşimin akrabalarını gezdik, bol bol el öptük, sohbet ettik. Çocukluğunda her yıl en az iki üç ayını Kilis’te geçiren ama yıllardır gidemeyen eşim için çok duygulu anlar oldu ben de zaten gezentiyim değmeyin keyfimize :)
Akşam bütün ritüelleri ile; Kına Gecesi…

Üçüncü gün; tüm günler içinde nispeten tek sakin olanı. Rehberimiz kahvaltı sonrası; “serbest zaman” verdi :) Dün gidemediğimiz bazı akrabalar hızlıca görüldü, Fadıl'da baklava yendi ve hemen okey masasına oturuldu :) Dondurmalar, tatlılar kazanıldı ve zafer coşkusu ile akşam yemeğine bağ’a gidildi ve lahmacun, pide ziyafeti.
Arkasından yine oyun havaları ve düğüne devam :)

hulyakolaj1

Dördüncü gün; büyük gün! Ülkenin, hatta dünyanın her yerinden tüm akrabaların orada olmasının nedeni; Düğün…
Kahvaltı sonrası, kahve keyfi ve tüm güne yayılan kuaför ve fotoğraf telaşları.

hulyakolaj3

hulyakolaj5

hulyakolaj9


Ben baş nedime olarak :) sürekli güzel gelinimizin yanında idim, şekerim Burcu, kadar olmasa da, kendimce her anı fotoğrafladım, eşimden de geçer not aldım, daha ne isterim…
Düğünümüz her detayı ile muhteşem oldu, ama fotoğraf yok, bol bol hatta gecenin sonunda ayakkabıları çıkartana kadar oynamak var. :)

Beşinci gün; yine bağ’da, tüm detayları, ailenin en büyüğü Hayrettin amca tarafından hazırlanan mükellef kahvaltı ile başladık güne. Ömrümde yemediğim kadar lezzetli humus, menemen, tarçınlı ballı kaymak ve daha neler neler.
Sonra karaoke keyfi :), çimlerde güneş keyfi ve okey keyfi :)
Akşam; altı kişilik yemek masası büyüklüğündeki mangalda et, tavuk, ciğer, patlıcan kebabı ziyafeti…
Arkasından oyun havaları, düğün bitmez bizde :)

Altıncı gün; son günümüz :( kahvaltı sonrası, serbest zaman :)
Ben ufak bir çocuk gibi ayaklarımı yere vuruyorum artık, “cami gezemedim, tarihi yer gezemedim, sokakları gezemedim, lütfen ama lüütfeen” diye :)
Eşim acıyor halime tutuyor elimden ve iki saatlik sıkıştırılmış bir program uyguluyor :)
Bundan sonra göreceğiniz fotolar işte bu hızlı tur’dan…

Kilis Sokakları1

Kilis Sokakları 2

Kilis Sokakları 4

Kilis sokaklarında tek hüzünlendiğim yerler işte bu boş sokaklar ve evler. Kilis halkı bu güzelim evleri terk etmiş, 250 m2 lik lüks apartman dairelerine taşınmışlar, tek tük oturanlarda pek ilgilenmiyor evleri ile.
Kendilerince haklılar elbet ama keşke bu evler ve sokaklar da korunsa, Safranbolu evleri gibi turizme açılsa, ne güzel olurdu.
Evlerin üzerindeki lekeleri, duvar yazılarını bilgisayarda sildim hep, keşke elimde sihirli bir değnek olsaydı da gerçekten tertemiz yapabilseydim hepsini :)

Kilis Sokakları 3

O kadar komik tabelalar gördüm ki, fotoğrafları düzenlerken neden sadece “burası satılık” olanı fotoğraflamışım, çok kızdım kendime!
“Gelin kaynana tişörtü”, “Bihter’in çay fincanı geldi” ilk aklıma gelenler :)

Mevlevihane

Hala ibadete açık olan Mevlevihane gerçekten büyüleyici. Özellikle duvarındaki yüzlerce yıldır silinmeden kalan Mevlevi figürü çok çarpıcı idi.
Burada annemin gayet safiyane bir şekilde söylediği söz de o günün esprisi oldu; “burası iyi güzelde, şöyle iyi bir badana istiyor” :)))

Hz.Muhammed Ensari'nin Türbesi

Peygamber efendimizin doktoru olduğu rivayet edilen; Hz.Muhammed Ensari'nin Türbesi.
Türbe günümüzde hala aktif, içeride tıbbı malzemeler var ve ayrıca hasta olan kişilerin içeride bir süre uyuduğu takdirde hastalığının iyileştiği söyleniyor.
Bize bu bilgileri veren beyefendide, bu türbede uyduğunu ve iyileştiğini söyledi…

Tekke Cami

Tekke (Tekye) Camisi de yüzyıllardır ayakta. İçi ayrı, dışı ayrı güzel…
Bahçesindeki şadırvanı, elli yıl önce eşimin bir akrabası yapmış, o zamanlar birkaç yıl içinde yıkılır demişler ama hala sapasağlam ayakta ve çok şık görünüyor bence…

Kilis Camileri

Nerdeyse bin yıllık ama hala sapasağlam ve aktif olarak ibadet edilen muhteşem camiler var Kilis’te…

Kilis Kahkesi

Kahke; nohut mayası ile yapılan çok özel ve buraya has bir kurabiye. Tatlısı da tuzlusu da nefis. Bolca satın aldım, belki yiye yiye formülünü çözer ve aynısından yapmayı becerebilirim diye :) “Bu lezzete en yakın ne var?” derseniz, evinize en yakın BİM markete gidin ve yağlı gevrek alın, benim son birkaç aydır bıkmadan yediğim, favorim kendisi :)

Baklavacı Fadıl

Kapanış fotoğrafı da bu muhteşem lezzet olsun, ağzımız tatlı olsun :)
Kilis’e giderseniz, bütün tatlıcıları, dondurmacıları es geçin, direk “Hacı Fadıloğulları” nı ziyaret edin!
Bu kadar da iddialı konuşuyorum.
Hayatımda yediğim ve belki de yiyebileceğim en lezzetli dondurmayı ve baklavayı burada yedim.
Deyim yerinde ise fıstık komasına girdim, dondurma ile ayıldım!
Muhteşemmmmmm ötesi….
***

Kilis gezimiz, muhteşem anılar, inanılmaz bir misafirperverlik, güleryüz, fazladan iki kg. :) ile sona erdi.
Bu misafirperverlik kısmını biraz açmak istiyorum yalnız, çünkü buradaki insanların enerjisine hayran oldum!
Ben on sekiz kişilik akraba grubunu ağırladığımda bile; “öncesi, sonrası ay çok yoruldum” derken, onlar günde üç öğün, ortalama ellişer kişiyi ağırladılar, hem de kusursuz bir organizasyon ile.
Hani bazen bir restorana gidersiniz, çok kalabalıktır ve bu nedenle garsona siparişinizi birkaç kez hatırlatmak zorunda kalırsınız, işte burada o bile yok :) İstediğiniz şey daha aklınızdan geçerken önünüze geliyor.
Sırayla, tıkır tıkır, tek bir aksama olmadan…
Her gecenin sonunda ise tek bir “of” yok, yüzlerde hep kocaman bir gülümseme ve “haydi oturmaya mı geldik” deyip, herkesten çok göbek atan, enerji deposu hanımlar.
Ne yiyorlar, ne içiyorlar, formülü nedir, en kısa zamanda tekrar gidip, öğreneceğim :)

Her anı dolu dolu geçen, çok hareketli bir gezi oldu benim için. Şimdi hayalim; birkaç ay sonra ortalık daha sakinken yani düğün, kına gibi telaşların olmadığı bir zamanda gitmek ve yazının başında söylediğim güzellikleri yaşamak...

Bakalım kısmet…

12 yorum:

cihan dere koca dedi ki...

sevgili müge merhaba..3,5 yıl Gaziantep'te yaşamış biri olarak az çok oraları,yemeklerini,kültürünü,tatlısını katmerini,muhteşem dondurmasını tanıma ve tatma şansına nail oldum.Gerçekten tanınması gereken güzellikler var..siz de şanslı insanlardan birisiniz bence,böylesi güzel bir aileye sahip olduğunuz için...herşey çok güzel görünüyor..evlenen çiftimize de mutluluklar...

Damak Tadı dedi ki...

Fotoğraflar harika Müge'ciğim..Gelin hamamını az çok hayal edebiliyorum..)Ayrıca gelin hanımda kendi makyajını yapacak kadar maharetliymiş.))Kendilerine mutluluklar diliyorum..Sizlerinde ellerine ve gönüllerine sağlık..Kocaman sevgilerle..

Adsız dedi ki...

Mügecim gözümüz yollarda kaldı.Amaa gerçekten fotoğraflar harika helede o en son koyduğun tatlılı fotolar varya offf offf canımız istedi :)) Bizimle paylaştığın için teşekkürler bu arada gelin hanım süper olmuş mutluluklar.

Adsız dedi ki...

Hoşgeldin Mügecim seni çok özledik sık sık sitene girip geldimi diye baktık.Tatilini güzel geçirdiğine sevindim.Güzel yemeklerinin devamını bekliyoruz.
Cennet

Burcu dedi ki...

daha öncede demiştim müge ilk çekime göre oldukça başarılısın, ellerine sağlık. diğer çektiklerine gelince o tatlılar falan insanı yoldan çıkarır baştan söyliim :))

Adsız dedi ki...

Hoşgeldin Mügecim seni çok özledik sık sık sitene girip geldimi diye baktık.Tatilini güzel geçirdiğine sevindim.Güzel yemeklerinin devamını bekliyoruz. iyiki seni tanıdım, iyiki varsın:))))
Neriman avcı

My Turkish Kitchen dedi ki...

Sevgili Muge,
Fotograflar ve anlatimin icin sana ozel olarak tesekkur etmek istiyorum. Kilisliyim ben, uzak kaldigim her mevsim memleletimi daha da cok ozluyorum.
Kilisli hanimlarin enerjisi senin de yazdigin gibi bambaskadir. Yazini okurken butun detaylari gozumun onunden gecti dersem inanirmisin:)
Tekrar tesekkur ederim.
Iffet

karin dedi ki...

resimlere ve geri dondugunuze cok sevindim, blogunuzu devamli takip ediyorum. resimler bir harika, ama o baklava resimleri beni oldurdu, nasil canim cekti.

gelin ve damada omur boyu mutluluklar

Sare dedi ki...

Hoşgeldiniz,biz de sizi özlemiştik.Resimler hediyelerin muhteşem olacağını gösteriyor,sevgiler.

Adsız dedi ki...

Ahhh ablam harika bir gezii olmuşşş.. ben de anteplilere gelin gidiyorum :) inşalllah benım de bu gibi yasayacağım gunlerım olur :) sumeyye :)

isil dedi ki...

Mügecim harika bir anlatim muhtesem fotograflar tesekkür ederiz

anneminkızıyım dedi ki...

Merhabalar Mügecigim, bu güzel anlatimin ve harika fotograflarin icin bir Kilisli olarak sana coook tesekkür ediyorum canim. Harika anlatip harika gözlemlemissin. Güzel bir aileyede gelin oldugun belli, ne mutlu alahim hep mutlu etsin.
Hazir Ulu camiyede gitmisken annemede ugrayip bir Limonatasini icseydin, o cevrede oturuyor ::))
Gelin hamamina, lohsa hamamina, damat hamamina ne bileyeyim daha eglenmek icin ne hamamlara gidilir. Toglu Hamaminda cok olurdu bu eglenceler, bende girer bakardim.
Ama dayim kizininda gelin hamami cok eglenceli oldu.
Canim sen Kilise gittiginde bir seyi kacirmissin, gelecege onuda yap tamamlansin. Belkide yazmayi unuttun. Kilisde bagda en güzel oynanina oyun "Peçiç'' dir. bir kere daha gittiyiginde muhakak oyna cok keyfli bir oyundur ve kaybeden sehre inip dondurma alip getirir, sende muhakak dondurmasina veya baklavasina oynarsin, benden bir tio olsun, sevgilerimle.....